Paddy Donnelly’le ilk olarak “Tilki ve Oğlu’nun Kuyruk Dükkanı” ile tanışmış idim. O kitabın yaşattığı duygu durumu okuyanı bambaşka bir tarafa çekebiliyordu. Bir babanın asırlardır sürdürdüğü geleneği oğlunun hayal gücü ile değiştirmesi çok ama çok kıymetli idi. Şimdi yeni kitabı “Porsuk Kitabevi” ile bizleri yine Tilki’nin oğlu Tarçın’ın yeni bir üretim yolculuğuna çıkartıyor olması oldukça keyifli.
Küçük ama bir o kadar kalabalık bir kasabanın her hayvana yani kısaca her kesime hitap eden bir kitabevine sahip olduğunu düşünün. Burayı işleten kişinin elli yıldan fazla zamandır hizmet verdiğini ve her türlü kitabı bildiğini düşünün. İşte böyle bilgili ve bir o kadar da (her zaman olmasa da) aksi bir Porsuk bu dükkanın sahibi. Buraya kadar her şey yolunda değil mi? Hepimiz bunca yılın deneyimi bunca yılın birikimi ile o kitabevinde olmayan bir kitabın olabileceğini düşünmüyoruz. Ta ki bir gün dükkanı Tarçın’ın ziyaret etmesi ve istediği kitabı tarif etmesiyle dengeler değişiyor.
Tarçın sanki daha önce okumuş olduğu bir kitabı tarif ediyor. Bütün detaylarına hakim ve her seferinde bu kitabın olmadığı cevabını alması onu yıldırmıyor. Tekrar tekrar uğruyor dükkana. Ne mi oluyor tabi ki Porsuk sonunda kitabın olmadığını söylemekten yorulup artık kitabı kendisinin yazması gerektiğini söylüyor Tarçın’a… İşte şimdi her şey değişiyor.
Küçük çocukların meraklı zihinlerine ve yüreklerine yok kelimesi sizce tam olarak nasıl yansıyordur? Hayalinde olan bir şeyin yok olduğunu kabul ettirmek kolay olabilir mi? Yok demek peki çözüm müdür? Porsuk bir şeylerin ters olduğunu anlıyor. Çünkü heyecanla her gün uğrayan Tarçın gelmez olur… Yok, kelimesi midir onun ayağını dükkandan kesen yoksa başka bir şey midir?
Kitabın tamamını anlatmayı çok istesem de biraz merak her şeyin çözümü olduğunu bildiğimizden merak etmenizi çok isterim. Bir çocuk hayalinde kurduğu bir kitabı peki sizce hayata geçirebilir mi? Bir kitabın bir hayal dünyasından çıkıp geldiğini yok sayabilir miyiz? Yaratıcılığın sizce bir yaşı var mıdır? Hayal perdesini araladığımızda sonsuz olasılıkların cirit attığı oraya, bazen çok küçük yaşlarda uğrayıp çıkıyoruz bazen de bir ömür boyu o dünyanın kapısını her zaman aralıyoruz. İşte aralayanların çoğu her ne yapıyorsa yeni fikirlerle bezeterek yolculuğuna devam ediyor. Okumanın, yazmanın, yaratıcılığın yaşı yok fakat bunların verdiği heyecanı yok etmenin bin bir yolu olabilir.
Yolculuğunuzda karşınıza her zaman bilge ve anlayışlı kişiler çıksın. Bilgeliğin yaşta olmadığını da unutmayın. Merakla kuşanmış her yürek yeni fikirlere doğru her zaman yol alacaktır. Ve onun taçlandıran hayal gücünü düşündüğünüzde elinize eşsiz fikirlerle dolu bir zihin ve üretim ortaya çıkacaktır. Evet, kitabın sonunda o dükkanda olmayan kitap dükkana gelmiştir fakat bu nasıl oldu sizce? kitabı alıp okuyana kadar bir düşünün isterim… Yaratıcı yazma ve hikaye oluşturma süreçlerinde hem ebeveynlerin hem de öğretmenlerin keyifle kullanabilecekleri bir uyaran kitap olması dileğiyle. Yazmanın büyülü kelimeleri sarsın dört bir yanımızı. Keyifli okumalar olsun…
Yayınevi: Meraklı Tilki Kitaplığı
Yazar – Çizer: Paddy Donnelly
Çeviri: Sima Özkan
Songül Bozacı
Kaynak: GAZETE SANAT Çocuk yazısı: Porsuk Kitabevi – Hayalden Kitaba













